Arama

21 MAYIS
 
Her Yirmi bir Mayıs'ta, deşilir yaralarım,
Düşmana erişemem, kendimi paralarım.
 
Belleğimden silinmez, kabus dolu günlerim,
O cehennemi her an, nabız gibi dinlerim.
 
Öyle bir ateş basar, öyle yanar ki içim,
Sormak isterim Çar'a: "Neydi ha, neydi suçum?"
 
Film olur canlanır, seyre dalar gözlerim,
Anlatamaz bu zulmü, aciz kalır sözlerim. 
 
Unutmam, unutamam, bu bizim tarihimiz,
Rabbimden tek dileğim: dönsün kem talihimiz.
 
***
Bin sekiz yüz altmış dört... Çökertildik diz üstü,
O kadar yalnızdık ki, sandık felekler küstü.
 
Kudurmuş itlerine, hedef göstererek Çar,
Kbaade'de uludu: "Benim olacak Kafkaslar!..."
 
Koptu o gün kıyamet, kırdılar Nart soyunu,
Yok ettiler Kafkas'ın, Wubıh adlı boyunu.
 
Barut kokusu, çığlık, kılıç ve kısrak sesi,
Ya Rab böyle bir günde, kimin kalır nefesi?
 
Ne zalim etti insaf, ne halkım dedi "aman!..."
Mahşer günüydü sanki, akmadı, dondu zaman.
 
Yemin etti abrekler, son mevziye dizildi,
Bu savaşın tarihi, ğıbzelerle yazıldı.
 
En yiğit insanlarım, dağlarımda vuruldu,
Sağ kalanlar toplanıp, kıyılara sürüldü.
 
Süngü zoruyla çürük, gemilere bindiler,
Sanki dipsiz mezarın, ta dibine indiler.
 
Toprağından sökülen, yüz binler göçürüldü,
Teknelerle Sultan'ın, yurduna uçuruldu.
 
Kimi aç öldü, kimi balıklara oldu yem,
Dayanılmaz dramdır, hasıl benim hikayem.
 
Her Mayıs’ta az daha, derinleşir bu mezar,
Gurbet elde inlerim, ölürüm azar azar...
 
 Akuşba Erol
 
ekarayel@superonline.com
 

Yorumlar
Henüz yorum eklenmemiş. Yorum eklemek için tıklayın.