Arama

Abhazya’ya Hangi Seçenekleri Sundunuz da…
 
Mehmet Dal
 
DüN
Tarihinin özellikle son 440 yıllık döneminde, kah Osmanlının, kah İran'ın, kah Rusya'nın kontrolünde yaşayan Gürcüler, en son 1801'de Rus çarını bizzat davet etmiş, törenle ülkenin anahtarını kendisine teslim etmişlerdi.
 
Gürcü yönetimi, yaklaşık 200 yıl sürecek bir Rus esaretine bu şekilde gönüllü olarak adım atarken, kuzey cephesinde Ruslarla savaşmakta olan Abhazya ve diğer Kuzey Kafkasya halklarının güneyden kuşatılmasının yolunu açmış, kendisi ile birlikte onları da esaret çukuruna sürüklemişti.
Bugün kimse gündeme getirmiyor ama Rusya'nın Kuzey Kafkasya halklarına karşı işlediği soykırım ve sürgün suçlarına, Gürcü yöneticilerin sağladığı ihmal edilemeyecek düzeydeki katkıları tarihle yakından ilgilenenler gayet iyi biliyor. Elbet bunların da konuşulacağı günler gelecektir.
 
BUGüN
Ancak, Gürcü yöneticilerin hala geçmişten ders aldıklarını söyleyemeyiz.
çünkü içinde bulunduğumuz 21. yy'da da aynı hataları işlemeye devam ediyorlar.
Sovyetlerin dağılmasının ardından bağımsız olan Gürcistan’ın başına geçen yöneticiler halklarının refahını artırmak için çalışacaklarına, birbirlerine darbe yaparak, komşularının topraklarına saldırarak, kan dökerek, hem kendilerini, hem de bölgeyi sonu gelmez bir istikrarsızlığın içine soktular.
Dün, süper emperyalist Rusya’yı bölgeye yerleştirenler onlardı; bugün de süper emperyalist Amerika’nın bölgeye yerleşmesine öncülük edenler onlar oluyor.
Gürcü yöneticiler, tarih boyunca özgüvenli bir davranış gösteremedikleri için hep “sığıntı psikolojisiyle” politikalar ürettiler. Nitekim onun için 1991'de, çöken bir süper gücün kucağından kalkar kalkmaz, koşup daha zinde gördükleri diğer bir süper gücün kucağına oturmayı marifet saydılar. Bölgeye getirip olaylara müdahil ettikleri denizaşırı güçlerle sorunları daha da içinden çıkılmaz hale getirdiler.
 
"RUSYANIN SADIK çOCUKLARI?"
Gürcistan ve Gürcistan muhibleri şimdilerde Abhazya'yı "Rusya'nın sadık çocuğu" olarak nitelendiriyorlar. Mertçe davranıp Abhazlar’ı bu ilişkiye zorlayan gücün Gürcistan olduğunu ise itiraf edemiyorlar tabii ki.
 
Hatırlayalım:
 
- 1992’de Gürcüler, silahsız Abhazların üzerine, kendilerinin de kontrol etmekten aciz olduğu hapishane kaçkınlarından oluşan bir orduyla saldırırken; Karkaraşvili gibi cani ruhlu komutanlar " 100 bin Abhaz'a 100 bin Gürcüyü feda eder, sorunu kökünden hallederiz" diye naralar atarken, o gün Abhazlar’a somut destek veren tek güç Rusya olmuştu…
Abhazlar işte onun için bugün Rusya'ya müteşekkirdirler.
 
- Gürcüler 10 küsur yıl süren uluslararası ambargo ile Abhazlar'ı açlıktan öldürmeye çalışırken; önce ambargoyu delerek, sonra tamamen kaldırarak Abhazlar'ı bu cendereden kurtaran yine Rusya olmuştu…
Abhazlar işte onun için bugün hala Rusya'ya müteşekkirdirler.
 
- Gürcüler, ekonomisini kilitlemek suretiyle Abhazya halkına diz çöktürüp eller ensede teslim almaya çalışırken; Abhazya’ya turist göndererek, ürünlerine pazarlarını açarak, teknik ve mali destek sağlayarak ekonomik çarkın dönmesini sağlayan da Rusya Federasyonu olmuştu…
Abhazlar işte onun için bugün Rusya’ya şükran duyguları içersindedir.
 
- Gürcistan, pasaportlarını işlevsiz kılarak Abhazlar’ı dünyadan tecrit ederken, Abhazlar, aldıkları Rus pasaportlarıyla ancak "seyahat özgürlüğü" gibi en temel insan haklarından birini kullanabilmişlerdi…
Abhazlar'ın en kritik dönemlerinde aldıkları bu yardımlardan sonra, Rusya'ya şükran duyguları beslemelerinden daha doğal ne olabilir ki?
(…)
 
GüRCİSTAN RUSYA'NIN TAŞERONU MU?
Tamam; madalyonun bir de öbür yüzü var…
Bütün bu adımlar Abhazya’yı Rusya’ya biraz daha bağlı kılıyor ve bu da hiç hoş bir şey değil.
Abhazya – Rusya yakınlaşmasında bazı geri dönülmez noktaların aşılmasını hepimiz  kaygıyla izliyoruz.
Ama söyleyin Allah aşkına:
İzlediği aptalca politikalarla, Abhazya'yı aşama aşama Rusların kucağına iten, Rusların yardımına muhtaç hale getiren Gürcistan değil mi?
Gelinen şu noktaya bakınca, "Yoksa işbaşındaki Gürcü yöneticiler birer FSB ajanı mı? " diye düşünmekten kendinizi nasıl alıkoyacaksınız?
Gürcistan'ın izlediği bütün politikaların "sadece Rusya'nın işine yarıyor olması" size de ilginç gelmiyor mu?
 
SORU?
Abhazya'yı Rusya'ya yakın durmakla eleştirenlere sormak lazım:
Siz ey Gürcü politikacılar ve dünyanın kendini medeni sayan yönetimlerinde koltuk işgal eden Gürcü muhibleri !
Siz ey "Gürcistan'ın toprak bütünlüğü…" diye başlayan "Stalinist jargonla" daha söze girerken bütün alternatifleri katledenler!
Elinizi vicdanınıza koyun ve cevap verin lütfen:
Siz bugüne kadar -silahlı saldırı ve ambargolar dışında- Abhazya'ya, çözüm olacak hangi seçenekleri sundunuz?

Sizde yorumunuzu eklemek için tıklayın.
Yorumlar
Tüm yorumları görüntülemek için tıklayın.
Murat Atrışba - Adapazarı
02 / 07
Yazının genelindeki mantığa yani Abhazya'yı Rusya ile olan mevcut ilişkisine zorlayanın Gürcü politikaları olduğuna katılıyorum ama "şükran duymak” ne demektir? Söz konusu olan karşılıklı çıkarlar. Hem bahsettiğiniz ambargonun en güçlü tarafı Rusya’ydı. 2 sene önce kalkan ambargo neden 14 sene Rusya tarafından devam ettirildi? Ayrıca “Kafkasevi” web sitesinde savaşta tek somut desteğin Rusya olduğu sözü şaşılacak bir ifadedir. Bu Abhaz tarafındaki resmi-gayri resmi pek çok isim tarafından defalarca yalanlanmış klasik bir Gürcü dezenformasyonudur. Not: Mehmet Bey, bu eleştirim sebebiyle niyetinizden şüphe duyduğumu düşünmeyin lütfen.