Arama

Organize İşler...


Erol Karayel
erolkarayel26@gmail.com


Bundan önceki iki yazımızda Rusya Federasyonu'ndaki federal yapıyı ve dönüşümü ele almış, Rusya Federasyonu'nun kuruluşta 89 olan idari birim sayısının 81'e düşürüldüğünü, daha da düşürüleceğini ve nihayetinde sıranın asıl hedef olan etnik cumhuriyetlerin tasfiyesine geleceğini söylemiştik.

Şimdi bu doğrultuda yeni bir adım daha atılıyor ve cumhuriyetlerin en üst yöneticilerinin “başkan” olan ünvanı değiştirilerek yerine daha alt statüde bir sıfat ikame edilmeye çalışılıyor. Görüldüğü kadarıyla da yeni projenin taşeronluğunu Çeçenistan'ın işbirlikçi Devlet Başkanı Ramazan Kadirov üstlenmiş durumda.

Kadirov geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklama ile “bir ülkede bir tane devlet başkanı olması gerekir; o da Rusya Devlet Başkanıdır” diyerek federe cumhuriyetlerin yöneticilerinin kullandığı 'devlet başkanı' sıfatının iptal edilmesini istedi. Bununla da yetinmeyip kendi yerel parlamentosuna değişiklik için gereken prosedürü yerine getirmeleri emrini verdi. Kadirov “başkan” yerine 'bölgesel yönetim başkanı', 'bölgesel hükümet başkanı',"cumhuriyet başkanı", "vali", "idari başkan" vs. gibi daha düşük statüde sıfatlardan birinin kullanılmasını öneriyor.

Ardından da Karaçay - Çerkes, Kabardey - Balkar, İnguşetya, Adıgey, Dağıstan devletlerinin “atanmış başkanlarından” Kadirov'un önerisine destek açıklamaları geldi. (K. Osetya ise parlamentosunun aldığı kararla “bu yükten” çoktan kurtulmuş zaten.)

Peki niçin bu değişiklik isteniyor?

Rus etnisitesinin yoğun olduğu komşu bölgelere kaynaştırılması düşünülen etnik cumhuriyetlerin “ayrıcalık” ve “devlet alâmeti” arz eden özelliklerini yok etmek, kaynaştırılmak istenen bölgelere benzeştirilmek için isteniyor. Yani önce benzeştirilecek, sonra birleştirilecek...

Böyle “önemsizmiş” havası verilerek veya farklı gerekçelere istinad ettirilerek yapılan bazı değişikliklerin ne manaya geldiğini daha iyi anlayabilmek için geçmiş on yılda yapılanları kısaca bir hatırlamamız gerekiyor. Çünkü yapılanlar zincirin halkaları gibi tamamen biribirine bağlı...

...

Bilindiği gibi, Rusya Federasyonu'nu oluşturan mevcut 81 sujeden 21'i 1993 Anayasası'na dayalı olarak “cumhuriyet” statüsüne sahip. Bu Cumhuriyetlerin toplam nüfusu 24 milyon ve Rusya toplam nüfusu içindeki payı da % 17'dir.

Yine bu cumhuriyetlerin 13'ünün başındakiler “başkan (president)” sıfatına, diğer cumhuriyetlerdeki yöneticiler ise vali, hükümet başkanı, v.b. başka sıfatlara sahiptir.

Bu cumhuriyetler, “yetkileri ve tesirleri” itibarı ile reelde herhangi şehir belediyesinden farklı bir konumları olmasa da, kağıt üzerinde önemli haklara sahiptirler.

Birincisi; bu cumhuriyetler isimlerini belirli bir etnisiteden alırlar ve o etnisitenin cumhuriyetidirler.

İkincisi; bu 21 cumhuriyetin Federasyon'a bağlı diğer 60 sujeden farklı olarak her birinin kendi ayrı anayasası ve devlet başkanı vardır. Ayrıca, o etnisitenin dili Rusça ile birlikte o cumhuriyetin de resmi dilidir.

Ancak belirttiğimiz gibi bunların tamamı şekli olup, fonksiyonel değildir. Kremlin'in “zor zamanlarında” verdiği bu statü ve yetkiler, Putin'in başa gelip, “federe bölgelerde merkezin gücünü artırma” operasyonlarıyla bir bir ortadan kaldırılmaya, cumhuriyetlerin içi planlı bir şekilde boşaltılmaya başlanmıştır.

Bilindiği gibi Putin, Yeltsin döneminde  dağıtılan  özgürlüklerin Federasyon’u bölünme tehlikesiyle karşı karşıya bıraktığı gerekçesiyle 13 Mayıs 2000 tarihinde bir kararname çıkartarak Rusya’yı 7 (şimdi KKFB ile 8 oldu) federal valiliğe bölmüş, her birinin başına kendi seçtiği tam yetkili temsilcileri atamış, sonrasında eşit ve kurucu statüdeki federe yapıları bu federal bölgelere bağlamak suretiyle statülerini fiilen düşürmüştür.

Yine 2004 Eylül'ünde Beslan’da meydana gelen kanlı olayları bahane ederek ülkedeki seçim ve idare sisteminde ciddi değişiklikler yapmıştır. Buna göre Rusya  Federasyonu’nu oluşturan  tüm federe birimlerin  baş yöneticileri federal merkezden  atanmaya başlanmış; yerel parlamentolar ise “formal unsur” konumuna düşürülmüştür. (Bu sadece başkanla sınırlı değil tabii. Bu cumhuriyetlerin tamamının içişleri bakanları da yerel parlamentolar veya devlet başkanı tarafından değil, doğrudan Kremlince'ce atanır. Yine mahkeme başkanlarının da tamamı Moskova'dan atanır. Hukuk kadroları öyle, güvenlik kadrolarının başları öyle, vergi dairelerinin başları öyle, merkez bankası başkanları öyle.. Yani bütün stratejik kurumların atamalar Moskova'dan yapılır.

Seçimi ve atanması yerel cumhuriyetlere bırakılanlar ise tarım, kültür, turizm, spor, eğitim bakanlıklarıdır... Görece önemli olan eğitim bakanlığının yetkileri yasalarla minimize edildiği için istense de bir şey yapılabilecek durumda değildir.)

Ardından, Rusya Federasyonu Anayasasında değişiklikler yapılarak, bütün cumhuriyetlerden “anayasalarını Rusya Federasyonu Anayasası ile uyumlu hâle getirmeleri” istenmiş, merkezde yapılan değişikliklerle federe birimler “yerel özellikleri koruyucu yasalarını” bir bir ilga etmek zorunda kalmışlardır. Yani cumhuriyetlerin kendi anayasalarının olması da anlamsız kılınmıştır.

Bir sonraki değişiklik kimlik cüzdanları ve pasaportlarda yapılmış ve bu evraklardaki
“milliyet” hanesi kaldırılmıştır. Şimdi yeni kimliklere bakıldığında, federasyon içinde yaşayan herkes “Rus” gibi görünmektedir. (Böyle giderse, cumhuriyetler kaynaştırılıp, konjonktür uygun hale geldikten sonra “herkes nasılsa kendi kimliğini biliyor, ayrıca kayda ne gerek var” denilip, nüfus sayımlarında da milliyetlerin dikkate alınmayacağını bir öngörü olarak belirtmemiz gerçeklere uzak sayılmamalıdır).

Yine bazı cumhuriyetlerin (özellikle Türk cumhuriyetleri) latin alfabesine geçiş çalışmaları, merkezin“bütün federe cumhuriyetlerde kiril alfabesinin kullanılacağına” dair bağlayıcı kararı ile engellenmiştir.

Bir sonraki adımda milli özellikleri koruyucu ve geliştirici çalışmalarda bulunan sivil toplum kuruluşları tasfiye edilmiş, tüm sivil toplum kuruluşlarının faaliyetleri devlet kontrolüne alınmıştır.

Yine Federasyon Anayasasına uyumsuzluk gerekçesiyle, Federe cumhuriyetlerde devlet başkanı olacaklara, hem cumhuriyete ismini veren etnisitenin resmi dilini, hem de Rusça bilme zorunluğunu getiren yerel yasalar iptal ettirilmiş, devlet başkanlığı için sadece Rusça bilmek yeterli sayılmıştır.

Okullarda yerel dillerin zorunlu ders statüsüne alınması engellenmiştir. Meselâ, Adıgey Parlamento'sunun 2006 yılında aldığı 4. sınıftan sonra seçmeli olan Adigece derslerinin 9. sınıfa kadar zorunlu hale getirilmesi kararı, Adıgey Baş Savcılığınca yapılan müracaat sonrasında ”Rusya Anayasası ve insan haklarına aykırı olduğu” gerekçesi ile Yüksek Mahkemece iptal edilmiştir.

Federe cumhuriyetlerin kendi sınırlarını kontrol yetkisi de bir takım gerekçeler uydurularak ellerinden alınmakta, cumhuriyetlerin devlet olma vasıfları yeni yeni saldırılara uğramaktadır. 

Örneğin 2006 yılı sonunda Adıgey Gümrüğü, Krasnodar Eyalet gümrüğünün bir şubesi haline getirilmiştir. Yani artık Adıgey'in gümrük işlemleri Krasnodar'da yapılmakta ve Adıgey Cumhuriyeti hiçbir şekilde sınırdan mal girişlerini denetleyememektedir.

Yine bir kaç yıl önce Adıgey Cumhuriyeti'nin Narkotik Bölümü lağvedilerek bütün yetkiler Krasnodar eyaletine kaydırılmıştır.

Bu operasyonlar bütün stratejik kurumlarda devam etmektedir. Mesela Adıgey'de orman idaresi de artık Krasnodar eyaletine bağlıdır.

Bundan önce Kuzey Kafkasya Cumhuriyetleri'nin tamamında telecom, gümrük, enerji gibi kamu kurumlar ülke içersinde herhangi bir birime değil, Güney Rusya valiliğine (şimdi KKFB olmalı) bağlanmıştı. Kabartay-Balkar Cumhuriyeti'nde "Kab-Balk Telecom" olan kurumun ismi Putin'den sonra "Yug-Telecom" (Güney Telecom) olarak, "Kab-Balk Enerji" olan kurumun ismi "Yug-Enerji" olarak, KBC'nin en büyük bankası olan "İzber Bank"ın ismi  "Yug İzberbank" olarak değiştirilmiş ve doğrudan Güney Rusya Valiliği'ne bağlanmıştır.

...

Bunlar bilebildiklerimiz, bilmediğimiz, fark etmediklerimiz ise cabası...

Son ortaya atılan cumhuriyet yöneticilerinin başkan (president) sıfatının iptal edilmesi teklifi de bu paralelde atılmış önemli adımlardan biridir.

***

Peki bütün bunların anlamı ne?

Bütün bunların anlamı, cumhuriyetlerin, kendilerine “devlet” vasfı kazandıran bütün ünvan, kurum ve yetkilerden yavaş yavaş arındırıldığıdır.

Sonrasında cumhuriyetlerin müstakilliklerine son verilip, Rus nüfusun yoğun olduğu bölgelere kaynaştırılacaklardır.

Özetle, üst üste gelen bütün bu gelişmeler tesadüf olmayıp, tamamı “planlı” ve “organize işler”dir.

Nihai hedefleri ise federalizmle vedalaşıp, “Velikaya derjava Russia” yani “büyük devlet Rusya”ya merhaba demektir.

Onları hesabı bu; ya bizim hesabımız?







Yorumlar
Henüz yorum eklenmemiş. Yorum eklemek için tıklayın.