Arama

Kafkasya Gezi İzlenimleri -12-

Murat Özden


Evet sevgili dostlar, araya hayat girdi. Ve Kafkasya gezi izlenimleri uzun süre donmuş olarak 11. bölümde kaldı. Bunun sebebini paylaşmak istiyorum.
Biliyorsunuz bizler profesyonel yazarlar değiliz. Yaptığımız çalışmalar gönüllülük esasına dayalı. Aslında büyük bir aşkla yapıyoruz. Ben sık yazı yazmama rağmen, zor yazabilen biriyim. Yazdıklarımı kolay beğenmem. Kısa cümleler kurarım ve mümkün olduğunca kısa yazılar yazmaya özen gösteririm. Yazı yazmanın koşullarını oluşturabildiğim zamanlarda haftada iki yazı çıkarabiliyorum. Ama son dönemlerde yazı yazabilmemin koşulları kalmamış gibiydi.
Ben bir yazıyı beş gün düşünüp olgunlaştırır, iki günde yazarım. Yazma süreci genellikle hafta sonları olur.
Son dönemde anayasa çalışmaları, Çerkes Çalıştayı ve Kayseri Mitingi ile ilgili çalışmalardan dolayı sürekli hareket ve toplantı halindeydik. Yazı yazabilmenin koşulları neredeyse kalmamıştı. Çünkü yazının ortaya çıkabilmesi sessiz ortama ve yalnız kalabilmeme bağlı.
Bugün Pazar… Uzun zamandır ilk defa pazar günü evde kalabildim. Kafkasya izlenimlerine kaldığımız yerden devam ediyorum.

***
05.09.2011 Pazartesi - NALÇIK
Bir Nalçık sabahında uyanıyoruz.
Tek katlı, ikişer kişilik odalarda yattığımız pansiyonumuzun bahçesi meyve ağaçlarıyla dolu. Karşımızdaki tepeler yemyeşil. Pansiyonumuzda kahvaltı yapma imkanı mevcut değil. Sabah ekip toplanıyor. Pansiyon sahibemiz Luse Hanımla sohbet edip fotoğraflar çektiriyoruz. Luse Hanım uzun boylu, ilerlemiş yaşına rağmen hoş bir hanım. İstanbul'a ve Avrupa'nın çeşitli şehirlerine gitmiş ama Maykop'u görmemiş. Şehirde daha uygun kalabileceğimiz yerler olduğunu öğreniyoruz. Hesabımızı ödeyip eşyalarımızla birlikte sarı Gazelle'ye doluşuyoruz. İlk hedefimiz Leyla Kafe.
***
Sabah saat 9.00 suları. Leyla Kafe yeni açılıyor. Beycan Şen'in kardeşi Ersin bizi karşılayıp ilgileniyor. Henüz Leyla ve Beycan gelmemişler. Kafenin ihtiyaçlarını temin edip geldikleri için gecikiyorlarmış. Personelin tamamı Adığe. Birbirinden güzel garson kızlar servis yapıyor. Burada geçerli dil Adığece. Leyla ve Beycan Şen gerçekten son derece kaliteli ve butik bir mekan yaratmışlar. Son derece iyi işleyen ve müşterilerin kapıda bekledikleri bir mekan olmuş Leyla Kafe. Öncelikle mükellef bir kahvaltı yapıyoruz. Bu arada Leyla ve Beycan da geliyor. Hasretle kucaklaşıp uzun sohbetler ediyoruz.
ÇHİ İle ilgili süreci merak ediyor karşılaştığımız herkes. Uzun uzun ÇHİ'nin amacını, yaptıklarını ve yapacaklarını anlatıyoruz.
Düzce'den Nalçık'a Yerleşen Tacettin Tok, Şıbzıko Çağlayan, Sezgin Domaniç Kafe'ye geliyorlar. Masalar birleşiyor ve hasret giderme seansları yaşıyoruz adeta.
İmdat Kip arkadaşımızı görmek istediğimizi söylüyorum. Beycan Şen Telefon ediyor. İmdat Kip de Leyla Kafe'ye geliyor. İmdat Kip'le ilgili özel bir parantez açmam gerekiyor. İmdat Kip değerlendirmeleri dikkate alınması gereken son derece önemli biri. İnanmış bir dönüşçü olarak, Türkiye'deki kariyerini elinin tersiyle iterek anavatana yerleşmiş. Rusya yönetiminin ve DÇB nin uygulamalarını cesaretle eleştirmiş ve bedelini de ödemiş. Anavatana ilk kez gelmiş olmamdan dolayı ben de alabildiğine iyimser bir hava hakimdi. İmdat yapmış olduğu tokat gibi değerlendirmelerle meselelere daha eleştirel bakmamı sağladı. Maykop'taki Adığe Tiyatrosunun oyununun muhteşemliğinden bahsediyorum. Ama İmdat "Rusya'nın verdiği sadakalarla yetinmek zorunda değiliz. Burası bizim vatanımız. Çok daha fazlasına lâyıkız ve istemek hakkımızdır" diyerek çıtayı çok daha yükseklere kaldırınca ayaklarım yere değdi.
Şimdi İmdat Kip'le birlikte Özgür Çerkes Web sitemizde birlikte yazıyor olmaktan son derece mutluyum. Ancak o geniş ufuklu yazılarını daha sık bekliyoruz kendisinden.
Hatajuko Valeri'yi görmek istediğimi söylüyorum İmdat'a. Hatajuko'ya telefon ediyor ve birlikte ofisine gidiyoruz.
Hatajuko İnsan Hakları Derneğinin Kafkasya Bölgesi başkanı. Nalçık gerçekten bir sorunlar yumağı. Vahhabi inancı taşıyan gençler Çerkes kimliğinden soyunup İslam kimliğine bürünmüşler. Çerkes vatanseverlerini ve polisleri öldürüyorlar. FSB de vahhabistlere yol veriyor. Dün Baksan kentinde dört kişi öldürüldü. Valeri'nin İnsan Hakları Örgütü adına raporlarını yazması gerekiyor. Sohbet edip sorunlarımızı tartışıyoruz.
Hatajuko ÇHİ'nin 17 Nisan 2011 Kadıköy mitingine katılmıştı. Grubumuzdaki herkes Hatajukoyu tanıyor ve sempati duyuyor. Ergun Güldal arkadaşımız telefonla arayıp Leyla Kafe'ye gelmesinin mümkün olup olmadığını sordu. Arkadaşların talebini Valeri'ye ilettim. Baksan programını geciktirerek Leyla Kafe'ye geldi Hatajuko. Grubumuzdaki bütün arkadaşlarla kucaklaştı, fotoğraflar çekildi ve kısa bir sohbetten sonra Baksan'a gitmek üzere aramızdan ayrıldı Valeri.
***
Orhan Halman, Mecit Teber'i aradı ve Nalçık'ta olduğumuzu bildirdi. Mecit köyde imiş ve Nalçık'a döner dönmez Leyla Kafe'ye geldi. Mecit Türkiye'de iken imalatçı idi. Nalçık'ta Adığe Vune isimli Çerkeslere ait özgün hediyelik eşyaları üreten ve satan bir mekan oluşturmuş. Biz Valeri'nin ofisinde iken arkadaşlarım Adiğe Vuneyi ziyaret etmişler. Anlata anlata bitiremediler.
Günü sohbetler ve gelen gidenlerle Leyla Kafe'de bitirdik. Akşam otelimize eşyalarımızı yerleştirdiğimizde, Mecit bizi evine davet etti. Değerli eşi ve oğlu ile tanıştık. Evi bir müzeyi andırıyordu. Son derece değerli eğerler, halılar ve çok zor bulunabilecek Çerkesler'e ait kıymetli objeler vardı. Eşinin hazırladığı Adığe yemekleri ile çok güzel sohbet edip sorunlarımızı tartıştığımız bir gece geçirdik.
Otelimize gecenin ilerleyen saatlerinde döndük. Ancak son derece gürültülü ve hizmet kalitesi düşük bir otel çıktı karşımıza. Epeyce bir süre uyuyamadım. Yarın neler yaşayacağımızı hayal etmeye çalışırken göz kapaklarım düşmüş.



Sizde yorumunuzu eklemek için tıklayın.
Yorumlar
Tüm yorumları görüntülemek için tıklayın.
muhammet durmaz - sakarya
20 / 07
valla ben de leyla kafeye gittim ama sırada bekleyeninsanlar yoktu 2 masa ancak doluydu