Arama

AJANS, AJAN VE PİYONLAR...
Ajans Kafkas, Nalçik’te yapılan 21 Mayıs anma törenini, İnga Babayeva’nın Caucasus Times’ta çıkan haberiyle okuyucularına aktardı. Babayeva haberinde, törende bir konuşma yapan Kabardey-Balkar Adige Xase Başkanı Muhammed Hafitze’nin “Rus-Kafkas savaşlarının sonuçlarını olumlu olarak değerlendirdiğini ve Adıge halklarının, kültür ve ekonomik gelişimlerine katkıda bulunduğu için Rusya'ya minnettar olduklarını” söylediğini yazıyordu.
Şaşırmadık.

Biliyoruz ki Hafitze bunu der...

Peki nereden biliyoruz?
Çünkü O bir ajan...

Hem de Rus çıkarlarına hizmet eden kadrolu bir KGB(FSB) ajanı.

***

Hafitze'ye şaşırmadığımız gibi, Türkiye'deki Çerkeslerin –kalite değilse de- "kantite" bakımından "en iri" kurumu olma iddiasındaki Kafkas Federasyonu merkezinden yapılan Hafitze'ye arka çıkan açıklamaya da şaşırmadık. Tencere kapak misali, Kafkasya ve Türkiye'deki bu iki ayağın 70'li yıllardan beri birbirleriyle çok iyi uyum gösterdiklerini zaten biliyorduk. Onun için, biz haberimizi yapıp, "bu müzmin ilişki eleştirmekle iflah olmaz" diyerek geçip gitmekten yana bir tutum aldık; yorum yapmayıp bu işi okuyucularımıza bıraktık...

Ancak daha sonra Federasyon'un Ajans Kafkas'ı töhmet altında bırakan açıklamalarının ortaya çıkmasıyla böyle bir seçenekte ısrar etme şansımız kalmadı.

***

Federasyonun yaptığı açıklamada, -aynısı değilse de gayrısı olmayan ifadelerle- "Ajans Kafkas'ın kaynak olarak gösterdiği Caucasus Times haberini doğru tercüme etmediği, metinden rast gele alıntılar yaparak bir kurgu oluşturduğu" iddia ediliyordu.

Halbuki böyle yaptığımızı söyleyebilmeleri için kolayca ulaşabilecekleri Caucasus Times'in haberini ellerine alıp, neresini yanlış tercüme edip, neresini atladığımızı tespit edip, nasıl bir kurgu oluşturduğumuzu önümüze koymaları gerekirdi.

Daha önce mesnetsiz bir şekilde Ajans Kafkas'a dil uzatan bazı çaçaronlar gibi onlar da bunu yapmadılar, aslında yapamazlardı da; çünkü tercüme Rusça orijinalinin birebir karşılığı idi. Metinden çıkarılan veya ilave edilen bir bölüm olmadığı gibi, iddia edildiği şekilde habere "özel" bir kurgu da verilmemişti.

Ajans Kafkas'ın bu haberi Caucasus Times'daki metni esas alarak yaptığını bilip dururlarken, iddia edildiği gibi bir tercüme hatası varsa bunun yine aynı kaynak esas alınarak gösterilmesi gerekmez miydi?

Elbette gerekirdi.

Ancak hangi mantıkla hareket ediyorlar bilemeyiz, Caucasus Times'de çıkan bir metnin tercümesini, Adige Psal'e gazetesinde yayınlanan farklı bir metinle kıyaslayarak Ajans Kafkas'ın tercüme hatası yaptığını iddia edilebilecek kadar garip –aslında maksatlı demek lazım- bir yaklaşımın içine girdiler.

Ayrıca, Federasyonun yayınladığı metni kaleme alan o "mantık fukaraları", Ajans Kafkas'ı gerçek dışı yakıştırmalarla karalamaya çalışmaları halinde kendilerinin hangi sıfatlarla "payeleneceklerini" hiç düşünmediler bile.

Düşünemiyor olmalılar... Çünkü kin ve nefret aklı örter.

"Sağlıklı düşünmek" gibi erdem kokan bir meziyetleri olsaydı, bunu öncelikle Hafitze'yi savunmak için önümüze koydukları metindeki "herzelere" uyanarak gösterirlerdi.

Kendi yayınladıkları haberde yer alan Hafitze'nin sarf ettiği "1917 devriminden sonra, halkların tamamı, yeni statü ve ekonomik kalkınmalarından dolayı, gerek Kafkasya'daki, gerekse diasporadaki Çerkesler, Ruslara şükran duygularını ifade ediyorlar" şeklindeki sözlerin, Caucasus Times'in çizdiği Hafitze portresinden farklı bir tablo ortaya koymadığını anında görürler ve kendileri aleyhine gelişecek bu konuyu uyandırmamak için ağızlarını bile açmazlardı.

...

Dediğine bakın: Ruslara şükran duygularımızı ifade ediyor muşuz...

Bunu ancak bir kızılordu çocuğu der...

Ruslardan şimdiye kadar ne hayır gördük de şimdi kendilerine şükran duygularımızı ifade edecekmişiz be hey ruhunu şeytana satmış adam?

1864 öncesinde ve sonrasında işledikleri küçük(!) hatayı(!) telafi için 1917 de ve sonrasında diasporadakileri anayurda toplama yönünde sonuç alınmış bir çalışma mı yaptılar da şimdi kalkıp Ruslara şükran duyacakmışız?

Veya anayurtla diaspora arasına ördükleri ve 70 yıl süreyle hiçbir geçit vermeyen demir duvar için mi şükran duyacağız beyaz Çarın kızıl torunlarına?

Yahut da parçalanmışlığımız, –sadece Adigeler için söylüyorum- teker teker hiç bir geleceği olmayan üç suni devletçiğe dağıtılmışlığımız için mi şükran duyacağız sizin emperyalist "efendilerinize" ?

Yoksa, izlenen bilinçli devlet politikalarıyla, dil ve kültürümüz Rus dili ve kültürünün baskısı altında yok edilme sürecine sokulduğu için mi bir yerlerini öpmemiz gerekiyor bu İvan efendinin?

Ya da halkları birbirine düşüren suni sınırlar veya bir dönem kökü kurutulasıya yapılan aydın kıyımları için mi şükran duyacağız Deli Petro'nun sömürgeci kızıl bayraklı torunlarına?

1944 yılındaki soykırım ve sürgünler 1917 devrim sürecinin en öndeki pratisyeninin icraatlarından biri değil sanki.

Peki ya günümüzde de sürüp giden Çeçen soykırımı?

Bağımsızlık istemek dahil, hangi gerekçe topu topu 1 milyon nüfusu olan bir halkın 250 bininin katledilmesini, 500 bininin savrulup dağıtılmasını, bütün yerleşim birimlerinin yerle bir edilmesine haklı kılar? Bunun için mi şükran duymamız gerekiyor yüzyıllardır Kafkasya'yı kana bulayan süper terörist efendilerinize?

Bu artık ideolojik kölelik sınırını da aşmış pespaye bir "paralı köle" zihniyetidir.

Bastır parayı her şeyini satsın, tıpkı vatanını, soydaşlarını sattığı gibi....

...
Sadede gelirsek...

Federasyon yetkililerinin yayınladığı o haber Hafitze'yi temize çıkartmaz, aksine O'nu daha da batırır.

Ve takınılan bu yandaş tavrı Federasyon'a da hiç bir hayır getirmez.

Dostlarını seçmesini bilmeyenlere, bu halka rehberlik etme fırsatı verilmez ve doğrusu odur ki verilmemelidir de.

Hafitze'nin içinde bulunduğu bütün araçlar sadece Lubyanka Meydanı'ndaki Petruşev'in yönettiği o koca binaya servis yapar.

Hafitze'nin yan koltuğunda oturanlar ise kendlerini ne sanarlarsa sansınlar sadece piyondurlar.

ekarayel@superonline.com



Yorumlar
Henüz yorum eklenmemiş. Yorum eklemek için tıklayın.