Arama

Kral Faysal’ın Eşi İffet Hanım’ın Abazalığı…

MEHMET DAL


Kadir Mısıroğlu'nun eserleri, tarihi resmi kalıplar dışında okumak isteyenler için en verimli kaynaklardan biridir. Hem yakın dönem kaynaklarının neredeyse tamamına şaşılacak düzeyde vukufiyeti, hem de bunlar arasında ilişki kurma ve satır aralarını okumadaki üstün kabiliyeti onu aynı dönemi çalışanlar arasında farklı bir yere koyuyor.

Dikkatli okumaları ile resmi tarihi kevgire çeviren ve sistemi temellerinden sarsan tezleri sebebiyle sistemden beslenen karanlık odakların boy hedefi Kadir Mısıroğlu. Onun için gözden düşürmek maksadıyla hakkında en çok tezvirat üretilen isimlerin başında geliyor. Konumuz olmadığı için bu tezviratların neler olduğuna girmeden kısaca şunu söyleyebiliriz ki, Kadir Mısıroğlu kendisine fikren muhalif veya mutabık olunsun herkes tarafından okunması gereken, önemli aktarımlar yaparak düşünce kanallarını açan nadir tarihçilerden biridir.

***

Elimizde “Benden Geleceğe Haberler” adlı 800 sayfa hacminde, yakın tarihin flu kalmış pek çok olayına ışık tutan son kitaplarından biri var. Yakın tarihin olayları içersinde yer almış bizzat tanıdığı isimleri kaleme almış bu kitabında Mısıroğlu. Kitap “portreler” görünümünde ama bu portrelerin anlattıklarıyla yakın tarihin karanlıkta kalmış olayları ele alınıyor. Değerli ve okunması da son derece zevkli bir kitap.  Yakın tarih okumayı sevenlere naçizane tavsiye ederiz.

***

“Benden Geleceğe Haberler”de yer yer çerkeslerden bahseden pasajlar da var. Bilmediğim çok şey öğrendiğim bu kitaptan çerkeslerle ilgili ilginç satırları birkaç makalede Kafkasevi okurlarıyla  paylaşmak istiyorum.

***

Geçtiğimiz yıllarda Suudi Arabistan’ın 3. Kralı Faysal’ın (Krallığı: 1964-1975) eşi İffet Hanım’ın Türkiye diasporasından bir Abaza olduğuna dair haberler çıkmıştı basında. 2006 yılında 80 yaşında olan Kemalettin özkoç, İffet Hanım’la kendi eşinin amca kızları olduğunu, bu akrabalık bağı nedeniyle her yıl gittikleri Suudi Arabistan’da kralın sarayında ağırlandıklarını söylüyordu.

İlginç bir haberdi doğrusu. Tabii herkes gibi ben de bu akrabalığın nasıl oluştuğunu merak etmiş ama üzerinde pek durmamıştım.

Mısıroğlu’nun adı geçen kitabında Halil Zafir adına açılmış bir başlık var. Halil Zafir,  Osmanlı Sultanı II. Abdühamid’in şeyhi olan Şeyh Muhammed Zafir’in torunu. Türkiye onu Arapça’dan yaptığı tercümelerle tanıyor. Mısıroğlu’nun yakın ahbabı olan Zafir 1975 yılında vefat etmiş.

***

Kadir Mısıroğlu, Halil Zafir’le sohbet ederlerken bir ara lafın Kral Faysal’a ve oradan eşi İffet Hanım’a geldiğini; bu aşamada Halil Bey’in hikayesini iyi bildiği İffet hanım hakkında şu bilgileri aktardığını belirtiyor:

“Napolyon Mısır’a saldırınca oraya giden gönüllülerden biri de malumunuzdur ki Kavalalı Mehmed Ali Ağa’ydı. Bu okuma yazma bilmez cahil adam fevkalade cesur idi. Napolyon’a karşı elde ettiği başarılar nedeniyle bir süre sonra Mısır Valisi ve ünvanı da Mehmed Ali Paşa oldu.

Birkaç yıl sonra 1807’de Arabistan’da şiddetli bir Vehhabi isyanı çıktı. Vehhabiler Mekke ve Medineyi işgal ettiler.  İsyanı bastırma vazifesi Kavalalı Mehmed Ali Paşa’ya verildi. O da oğlu Tosun Paşa’yı Cidde’ye Vali tayin ile bu isyanı bastırmaya memur etti.

Tosun Paşa kısa sürede Mekke ve Medine’yi isyancılardan temizleyerek, asilerin elebaşlarını aileleriyle birlikte İstanbul’a gönderdi. Vehhabi İsyanı’nın elebaşıları İstanbul’da katledildi. Bunların çoluk çocukları ise İstanbul’da kaldı. 

Onların neslinden biri olan Haşim adındaki çocuk zamanla büyüdü ve askere gitti. Bu şahıs yine kendisi gibi babası İstanbul’da idam edilen asilerden birinin kızı olan Asiye Hanım’la evlendi.  Ondan henüz kundakta bir çocuğu varken çanakkale’de şehid oldu.

Dul kalan Asiye Hanım Akyazı’nın Bıçkıdere köyünde yaşayan Abhaz asıllı bir beyin evlilik teklifini kabul ederek onunla evlendi. Asiye Hanım kızına hiçbir şey söylemeyerek bu Abaza beyinin evladı gibi büyüttü.

İffet adındaki bu hanım belli bir yaşa geldikten sonra anası ve babalığı O’na ailesinin yaşadığı macerayı anlatarak kendisinin Suudi Arabistan’da artık kral olan Suud’un ailesiyle akraba olduğunu söylediler. Belki bize bir yardımı olur diye düşünerek o günkü kral olan Suud’a hayat hikayesini anlatan bir de mektup gönderdiler.

Kral bu mektubu alınca İffet Hanım’ı ana babasıyla birlikte Suudi Arabistan’a davet etti ve bir de vapur bileti gönderdi.  

O vapur Cidde’ye geldiği gün Kral Suud, kardeşi Faysal’ı çağırarak:

- “Sana vekalet veriyorum. Akrabalarımızdan bir kız ana babasıyla bugün Cidde’ye gelmiş bulunuyor. Yanına bir müftü alarak onu bana nikahlayıp getir” talimatını verir.

Faysal ağabeyi Suud’a kızmaktadır. çünkü onun pek çok karısı vardır. Yanına aldığı müftüyle vapura gider ve bu kızı kendisine nikahlar.

Halil Zafir’den nakledilen İffet Hanım’ın Suudi sarayına gelin olma hikayesi işte böyle.

Yani annesinin ikinci evliliği ile Abazaların içine girmiş ve büyümüş birisi İffet Hanım. Büyüyünce ise baba soyuna yönelmiş ve Suudi Arabistan’a giderek Kral Faysal’la evlenmiş.

İslam Ansiklopedisi ve 1 Eylül 1966 tarihli Tercüman gazetesi, Faysal’ın  dört defa evlendiğini, hanımlarından  birinin erken öldüğünü, İffet Hanım’ın isteği üzerine Faysal’ın diğer eşlerinden de ayrıldığını, böylece İffet Hanım’ın Prensin sarayında tek kadın olarak yaşadığını belirtiyor. Haberde çiftin bu evlilikten dokuz çocukları dünyaya geldiğine de ayrıca yer verilmiş.

2 Eylül 1966 tarihli Milliyet Gazetesi’nde de, 29 Ağustos 1966’da Türkiye’ye ayak basan Kral Faysal’dan bir hafta önce Türkiye’ye gelen İffet Hanım’ın, kendi köyü olan Akyazı ilçesinin Bıçkıdere Köyü’ne giderek cami yaptırılması için 10.000 lira yardımda bulunduğu haberi yer almaktadır.

İşte böyle…


Yorumlar
Henüz yorum eklenmemiş. Yorum eklemek için tıklayın.