Arama

Bu Uygulama Çözüm Değil!

Erol Karayel
erolkarayel26@gmail.com

Açılım süreci dura kalka, ağır aksak devam ediyor. Geçtiğimiz hafta içinde hükümet üyeleri eğitim sistemi içinde anadili öğrenimine yer açılmasıyla ilgili önemli açıklamalar yaptılar.

Bir gün önce Beşir Atalay’ın CNN Türk’te ilk sinyalleri vermesinden sonra Salı günü AK Parti grubunda konuyu biraz daha açan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “… öğrencilerimiz Farklı Dil ve Lehçelerin Öğrenilmesi Hakkında Kanun kapsamında, ‘Yaşayan diller ve lehçeler’ adı altında, yerel dil ve lehçeleri öğrenme imkanına kavuşuyorlar. Örneğin, yeterli sayıda öğrenci bir araya geldiğinde, Kürtçe bir seçmeli ders olarak alınabilecek, öğretilecek ve öğrenilecek. İhtiyaç ve talep durumuna göre farklı anadillere sahip vatandaşlarımız bu kapsamda dillerini geliştirebilecekler” dedi.

Ardından Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer de 4+4+4 eğitim yasasını hayata geçiren taslak ders çizelgesinde ikinci 4'te haftada iki saatlik "yaşayan diller ve lehçeler" adıyla seçmeli ders olacağını açıkladı. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, bir seçmeli dersin açılması için 10-12 kişilik talep gerekeceğini ve isteğe bağlı olarak Kürtçe, Zazaca, Abhazca, Çerkesce, Lazca, Boşnakça gibi dersler olabileceğini belirtti.

M.E.B. Talim Terbiye Kurulu’nun, tüm seçmeli derslerin program ve müfredatlarına dair çalışmayı bu ay sonuna kadar bitireceği de belirtildi.

***

Konu açık, onun için uzatmadan fikrimi söyleyeyim: Bütün bu açıklamalar  Türkiye’nin geleceği için umut verici olabilir ama kesinlikle bizim sorunumuzu çözen açıklamalar değil.

Niçin?

Çünkü belirtilen haliyle, yani haftada iki saatlik anadili öğrenimi arzulanan sonucu vermekten çok uzak. Haftada iki saat eğitimle kimse dil filan öğrenemez.

Hükümet üyelerinin, “Vermezsek olmaz, bari istenenin en azını verelim” diye düşünmüş oldukları geçiyor aklımızdan.

***

Çerkesler için çözüm olabilecek tek uygulama anadili öğreniminin anaokullarında başlamasıdır. Çünkü Çerkesler toplu yaşam alanlarını neredeyse tamamen kaybetmiş durumda ve çağın getirdiği yenilik/meşgaleler de ev içinde dahi bu dilin yeni nesillere aktarımına izin vermez haldedir. Çerkes çocukları bundan sonra dillerini ancak anaokullarında uygulamaya koyulacak bilinçli programlarla öğrenebilirler.

Bizim için olmazsa olmaz uygulama da budur.

İlköğretimde alınacak derslerin faydalı olması için çocukların okula başladıklarında yaşlarına uygun düzeyde Çerkesçe biliyor olmaları gerekir.

İlköğretimde ise anadili öğreniminin en geç ikinci sınıftan itibaren başlatılması ve haftalık ders saatinin de 6’dan az olmaması gerekir.

İlk sınıflarda ait olduğu anadilde önce okuma yazma ve yine anadili öğrenimi dersleri; ilerleyen sınıflarda ise anadilde “Dil ve edebiyat”, “Kültür ve Sanat” ve “Tarih” derslerinin okutulması gerekir.

Çerkesler bunun dışında bir sisteme rıza gösteremezler.

Gösterirlerse de kendilerini kandırmış olurlar.

***

Evet, bu ülkenin resmi dili Türkçedir, çocuklarımız bu dili muhakkak öğrenmeli, buna bir itirazımız yok.

Ama çocuklarımızın, babalarının, analarının dillerini de bu eğitim sistemi içinde öğrenmeye hakları vardır.

Onun için “öğretiliyormuş gibi” yapılmamalı, düzenlemeler “samimiyetle öğretmeye” yönelik olmalıdır.

Hangi düşüncede olunursa olunsun, bu talebin akli, ilmi, insani, vicdani, dini… referansları çok sağlamdır, ki bu da anlatıldığında geniş kesimlerin desteğini vaat eder. Hükümet bu gerçeği göz ardı etmeden gereğini samimiyetle yapmalıdır.

Mücadelemiz tüm insani haklar elde edilinceye kadar sürecektir.


Sizde yorumunuzu eklemek için tıklayın.
Yorumlar
Tüm yorumları görüntülemek için tıklayın.
açanba - ist
26 / 06
Bu Cumhuriyet tarihinde hiç olmamış bir adımdır. Belki tüm ihtiyaçları karşılamayacak ama sorunun büyük bölümüne çözüm niteliğinde bir adımdır. Çekinceler elbetteki mevcuttur ama atılan adımı tebrik ediyoruz.