Arama

İNGUŞ CUMHURİYETİ TOPRAKLARINI KAYBEDİYOR…

İnguşetya’daki hareketlilik Alman gazetelerine de konu oldu.

Alman gazeteci Klaus-Helge Donath, Die Tageszeitung’ta, “Rusya'nın en küçük cumhuriyeti İnguşetya'nın komşu Çeçenya lehine daha da küçülme olasılığı var. Kimse bunun neden olduğunu bilmiyor. On binlerce insan durumu protesto ediyor” şeklinde yazdı.

Klaus-Helge Donath, Ramzan Kadirov'un sadece Çeçenya'nın değil, Kremlin ile Grozni arasındaki güç dengesini de lehine değiştirdiğini belirterek şöyle diyor: "Ramzan Kadirov artık sıradan biri değil. Kremlin ona serbestlik veriyor, çünkü Kafkasya'da barışın savunmasız ve tehlikede olmasından korkuyor. " 

Yazar makalesinde, "Kadirov şimdi komşu cumhuriyetin topraklarının % 10'unu istiyor. İnguşlar'ın kafası karışmış durumda” diyerek, “Çeçen yönetimi ne istiyor ve ne kadar ileri gidecek? Kremlin neden sessiz?" sorularına cevap arıyor.

Helge-Donath, Eylül 2018’in sonunda Ramzan Kadirov ve İnguşetya Devlet Başkanı Yunus-Bek Yevkurov’un, iki ülke arasındaki toprak sorununu çözmesi beklenen bir belgeyi imzaladıklarını belirterek, “Yapılan birkaç hektarlık bir arazi değiş tokuşu olsaydı şimdi bu isyan olmazdı" diyor.

Sivil toplum örgütü “İnguşetya'ya Destek”in başkanlarından biri olan Barakh Chemurziev de, “Ne yani, sorun sivil toplum tarafından tartışılmamalı mıydı?” diye soruyor ve devam ediyor:  

“İnsanlar 2018 sonbaharında yapılan anlaşmayı öğrendikten sonra birçok toplantı yaptı ve gösterilere binlerce insan katıldı. Bu protestolar birkaç gün önce tekrar başladı. Mart sonundaki gösteriye yaklaşık 10 bin kişi katıldı ve göstericiler cumhurbaşkanı Yunus-Bek Yevkurov'un istifasını istedi. . (…) Rus Ulusal Muhafız birimleri göstericilere müdahale edince çatışmalar meydana geldi. En azından İnguş İçişleri Bakanlığı göstericilerle çatıştı. Kadınlar, erkekler, gençler ve yaşlılar bir şeyde birleşiyorlar: Direniş. Ve bu onların görevi.”

Chemurziev sözlerine şunları ekliyor: “Pek çok kişi bunun sadece toprak meselesi olmadığını; hayatta kalmak meselesi olduğunu biliyor. Biz kimliğimiz için savaşıyoruz.”

“Eğer iki ülke arasında öngörülen toprak değişimi yapılırsa, İnguşetya kaybedecek” diyen Helge Donath, “Bağımsız gözlemciler, küçük bir cumhuriyetin 25 bin hektarlık alandan vazgeçmek zorunda kalacağını belirtirken; buna karşılık Çeçenya sadece 1,250 hektar toprak vermeyi teklif ediyor.” diyor.

Gazeteci Donath, “Tartışmalı bölge koruma alanında bulunuyor. Oradaki Erzi Milli Parkı kutsal bir yer olarak kabul ediliyor, çünkü burada İnguşların ataları onurlandırılıyor” diyerek konunun hassasiyetini dile getiriyor.

Helge-Donath, “İnguşlar’ın protesto etmeye hazır olmasının bir nedeni daha var” diyerek devam ediyor: “1992’de, Sovyetler Birliği’nin çöküşünün kargaşasında, başka bir komşu cumhuriyette, Kuzey Osetya’da da İnguşlar katliama uğradı. Bu İnguşetya'nın küçülmesine ve sefalete yol açtı. Bölge sakinleri bu acı dolu anıları unutmuş değil. Önce batıda, sonra doğuda sıkıntı yaşıyor ve hiç kimse de yardıma gelmiyor."

Yazar, "Barak Chemurziev, sonbaharda Çeçenistan ile İnguşetya arasındaki toprak anlaşmazlığının başlamasıyla sivil toplumun nasıl ortaya çıktığını gördü. Rusya Anayasa Mahkemesi’nin, cumhuriyet anayasasına aykırı şekilde hazırlanan "referandum yapılmasını iptal eden" düzenlemeyi onaylamasından sonra bugün bütün umutlar ortadan kalktı" diyor.

Donath şunları yazıyor: "Moskova İnsan Hakları Merkezi "Anıt"tan Oleg Orlov, "İnguşlar arasında bir şaşkınlık hüküm sürüyor. (...) Neden başkanları Yunus-Bek Yevkurov vatandaşlarıyla bunları konuşmadı? Rus ordusunun bir generaliydi ve elbette örnek bir demokrat değildi ama şimdiye kadar rasyonel davranıyordu” diyerek şaşkınlığını belli ediyor.

"Memorial"ın yerel temsilcileri de konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunuyor. Onlardan biri olan Tamerlan Akiev, bölgesel reformlar için,  bölünmüş Kafkasya'yı gelecekte bir araya getirebilmenin mümkün olabileceğini düşünüyor.

Diğerleri,  Moskova'nın, bölgedeki petrol sahaları nedeniyle bölgeler arası toprak değişimlerini devam ettirmesinden endişe ediyor."

Yazar, Moskova ve İnguş Devlet Başkanının çevresinin olaylara sessiz kaldıklarına dikkat çekerek, “Hiç kimse emirlerin kimden çıktığını açıklamak istemiyor” diyor ve yazısını şöyle bağlıyor: “Yaklaşık bir hafta önce yapılan protestolardan sonra, göstericilere Nisan ayının başlarında tekrar sokağa çıkma izin verileceğine dair söz verildi. Bugün için ise bu izin yok.”

___________________

Kaynak: Tageszeitung, 3 Nisan 2019




Yorumlar
Henüz yorum eklenmemiş. Yorum eklemek için tıklayın.